Türkiye söylem değiştirdi ‘savaş’ dedi! Türkiye Montrö’de 21’inci maddeyi bile işletebilir!

Türkiye, Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı askeri müdahalede dünden itibaren söylem değişikliğine giderek ilk kez ‘savaş’ kelimesini kullanmaya başladı. Dün İbrahim Kalın ve Fahrettin Altun’dan ilk kez savaş kelimesiyle açıklamalar geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da savaş halinde Montrö’de yapılabileceklere dikkat çekti. Montrö’deki bir madde daha var ki Türkiye Rusya’nın Suriye’deki gemilerinin dönüşüne bile izin vermeyebilir.

Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi’nin 19. 20. ve 21. maddelerinin kendisine verdiği hakkı kullanarak Boğazları Rus ve Ukrayna gemilerine kapatabilir mi? Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal harekatı başladığı günden beri üzerinde en çok durulan sorulardan biri buydu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin bu hakkını kullanmak bir yana Boğazları Rus donanmasına ait gemilerin geçişi sınırlandırabilmek için öncelikle Ukrayna’da yaşananları bir ‘‘savaş’’ olarak kabul etmesi gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, uzmanların Ukrayna’daki durumun savaş olup olmadığını incelediğinin altını çizdi.

İbrahim Kalın’dan ‘‘haksız ve hukuksuz savaş’’ çıkışı
Bu açıklamadan iki gün sonra Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ilk kez savaş kelimesini kullandı.

Kalın kendi sosyal medya hesabından İngilizce yaptığı paylaşımda,
‘‘Ukrayna savaşının dördüncü gününde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rus saldırılarının bir an önce durdurulması ve ateşkes müzakerelerinin başlatılması çağrısını yineliyoruz. Ukrayna halkına yardım etmek ve bu haksız ve hukuksuz savaşta akan kana son vermek için çabalarımızı sürdüreceğiz’’ ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da yine sosyal medya hesabından ‘‘çağrılarımız dikkate alınsaydı bu savaş önlenebilirdi’’ yazarak Türkiye’nin Ukrayna’da yaşananları savaş olarak nitelendirdiğini gözler önüne serdi.

Mevlüt Çavuşoğlu’ndan savaş değerlendirmesi

Bu paylaşımlardan kısa bir süre sonra CNN Türk yayınına katılan Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin uzman hukukçu ve askerlerle durumu değerlendirdikten sonra Ukrayna’da yaşananların bir savaş olduğuna karar verdiği söyledi.

Dışişleri Bakanı, ‘‘Artık bu çatışma değil bir savaşa döndü. Bu bir askeri harekat değil, resmen savaş hali var. Bu durumda da tabii biz tarafların birisi hangisi olursa Rusya da olabilir, Ukrayna da burada biz bu durumda Montrö Antlaşması’nı bu şekilde uyguluyoruz. Biz sözleşmeden bahsediyoruz. 19. Madde istisna tanıyor. Eğer bir savaş gemisi, savaşın tarafı olan ülkedeki üsse gidecekse o zaman bu geçiş engellenemiyor. Burada o geminin üsse kayıtlı olup olmadığı belli. Suistimalin de olmaması lazım. ‘Üsse gideceğim’ deyip de Boğaz’dan geçtikten sonra savaşa dahil olmaması lazım. Türkiye’nin tutumunu ve Montrö Antlaşması’nın hükümlerini açıklamış oldum’’ dedi.

Yörük Işık: ‘‘Türkiye Boğazlar’ı kapatma kararını almakta geç kaldı diyemeyiz’’
Rusya son birkaç ayda yaklaşık 30 savaş gemisini Karadeniz’e soktu. İstanbul Boğazı’nda gemi gözlemi yapan Rusya uzmanı Yörük Işık, Rus deniz kuvvetlerinin Hazar filosu, Baltık filosu, Kuzey filosu hatta Pasif filosunda görev yapan güçlü gemilerinin artık Karadeniz’de olduğunu söylüyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Yörük Işık, ‘‘Rusya çok önemli gemiler geçirdi. Çıkarma yapma kapasitesini en az iki misli arttırdı. Beş gemi dışında tüm Karadeniz filosu görev yerinde. Buna ek olarak Baltık, Hazar, Kuzey ve Pasifik filolarından da gemiler var. Ruslar, Odessa ve çevresini ele geçirerek Ukrayna’nın deniz çıkışını dolayısıyla ihracat ve ithalat yollarını da kapatmak istiyor. Bu nedenle Türkiye’nin Boğazları üssüne dönecek savaş gemileri dışındaki gemilere kapatma kararını almakta geç kalmış diyemeyiz. Ama tabii bu bir savaş hatta Kiev ve başka Avrupa kentlerinde bombalamalar oluyorsa bu dev bir savaş. Rus donanması güçlü ama yaşlı gemileri de var

Bunların sürekli operasyonel olması zor. Bakıma ihtiyaç duyacaklardır. Bu bakıma ihtiyaç duyduğunda o gemiler Boğaz’dan geçirilmeyebilir. Bu arada Ukrayna savaşı, Suriye’deki deniz desteğini zorlayacaktır

Yörük Işık, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi’nin 19. Maddesini işletme kararı almasının savaşın uzaması halinde bakıma ihtiyaç duyacak gemilerin bu bakımdan sorun yaşayacaklarının altını çiziyor.

Prof. Yalçınkaya: ‘‘İki devletin savaş gemilerine getirilen kısıtlama bizim tarafsızlığımız bozmuyor’
Başta Mevlüt Çavuşoğlu olmak üzere Türk yetkililerin atıfta bulunduğu Montrö Antlaşması’nın 19. Maddesi ‘‘savaşan herhangi bir devletin savaş gemilerinin Boğazlar’dan geçmesi yasak olacaktır’’ derken ‘‘Karadeniz’e kıyıdaş olan ya da olmayan savaşan devletlere ait olup da bağlama limanlarından ayrılmış bulunan savaş gemileri, bu limanlara dönebilirler’’ ifadeleri ile bir istisna koyuyor.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Haldun Yalçınkaya, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi’nin 19. maddesini işletmesinin taraflardan biri ya da diğerine lehine pozisyon almak anlamına gelmediği görüşünde.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Profesör Yalçınkaya, ‘‘Ukrayna ve Rusya Karadeniz’e kıyıdaş iki devlet. Karadeniz’e kıyısı olan iki devletin savaş gemilerine getirilen kısıtlama bizim tarafsızlığımızı bozmuyor. İki tarafa da eşit davranıyoruz. Hem Montrö’nü statüsünü bozmuyor hem de ateşe körükle gitmiyoruz. Rusya açısından kötü bir şey değil, Ukrayna açısından da hiç kötü değil. Karadeniz’de dengenin bozulamayacağı anlamına gelir. Bu durum iki ülkeyi de rahatsız etmez’’ dedi.

21. madde de işletilebilir: Üsse dönmeye izin verilmez

Şu an Montrö Sözleşmesi’nin 19. Maddesi uyarınca hareket eden Türkiye kendisini ‘‘pek yakın bir savaş tehdidi’’ altında hissederse aynı sözleşmenin 21. maddesini devreye sokabilir. Söz konusu madde kendisini ‘‘pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında’’ sayması halinde Türkiye’ye bu maddeye konu olan kıyıdaş devlet ya da devletlerin savaş gemilerine bağlı oldukları üsse dönmesine izin vermeme hakkı veriyor. Ancak hiçbir Türk yetkili bugüne kadar 21. maddeye atıfta bulunmadı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.