Türkiye Kupası’nın çeyrek finalinde Fenerbahçe deplasmanında 2-1 kazanan Galatasaray’da teknik direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu.
Okan Buruk şu sözleri dile getirdi:
Bence çok iyi başladık maça. İlk yarıya bakınca, iki gol ve kaçırdığımız goller, ilk yarıdan 3-4’ü bulabilirdik. Rakibimizin ilk tehlikeli atağı gol oldu. Enteresan bir ofsayt çizgisi vardı. Çok tartışılacak bu. Çizilen çizgi bize de çok garip geldi. Net bir şekilde ofsaytta olduğunu gördük. Bundan daha geride olan pozisyonlara ofsayt verildi. Çizilen çizgiye inanmıyorum oradaki. Benim görüşüm ofsayt. Çok net bir şekilde ofsayt olduğunu düşünüyorum.
2-1’den sonra rakibimizin pozisyonları oldu. Bizim de maçın başından sonuna kadar pozisyonlarımız oldu. Çok pozisyona girdik. 6-7 atabilirdik. Rakibimiz 2-2 şansını da yakaladı. Oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. İstediklerimizi sahaya yansıttılar. Mücadelemiz çok yüksekti. En önemli burada bizi destekleyen taraftarımız, maç sonunda bir bütün olduk. Bu galibiyette en büyük pay oyuncularımızın.
Her galibiyet olumlu veya olumsuz yansır. Derbiler de öyle. Bir kupa maçıydı, tekrar lige odaklanmak zorundayız. Bugün kazanmak isteyen bir takım vardı. Bunu Beşiktaş maçında tam olarak sergileyememiştik. Psikolojik olarak tabii ki pozitif kazanmak bir şey. Oyun olarak da çok üstündük. Oyun üstünlüğümüzü de ortaya koyduk. Ne kadar iyi bir takım olduğumuza dair örnek verdik. Ayrıca 6 tane Türk oyuncu ile başladık. Onunla ilgili de çok mutluyum.
Benim aramda bir şey olmadı. Ben hakemi tebrik etmeye giderken o da gidiyordu, ben devam ederken arkadan eliyle burnumu sıktı. Hafif bir çizik oldu. Güzel, şık bir şey değil. Hep oyunun içinde kalmak istiyoruz. Çok da bu konuda abartmayacağım. Maçtan önce de sonra da elimizi sıkmamız gerekiyordu. Onu yaşayamadık. Çok önemli değil, çok abartmayacağım.
Bugün güzel bir maç oldu. İlk maçı eleştirmiştik bugün iki takım da pozisyon buldu. Saha içindeki performanslar, yedek kulübeleri, bu tür git-geller olabiliyor. Maç öncesi iki takımın hocasının birbirinin elini sıkması gerektiğini düşünüyorum. Maçtan sonra da aynı şekilde. Bunlar olmadı. Çok fazla konuşmayacağız. Fiziksel tepkisini doğru bulmuyorum ama bu konuda çok fazla bir şey söylemeyeceğim.
Kimseye saygısızlık olmasın, herkese saygı duyuyorum, belli çerçevede, hakaret olmadığı sürece tüm eleştirilere saygı duyuyorum. Bunlara çok bakmıyorum. Doğru ve yanlışlarımı tabii ki analiz etmem gerekiyor. Benim işim bu. Bunlara karşı düşeceksem, bu maça hazırlanamayacaksam, iki sene de şampiyon olamazdım. Baskı, eleştiri hep var. Hepsi olacak. Sonuçta Galatasaray’ın teknik direktörüsünüz. Ne kadar övgü varsa o kadar eleştiri var. Önemli olan kendime ve takımıma güvenmem. Oyuncularımla o bağı devam ettirmem. Abdülkerim son maçtan sonra, “Neden ben?” gibi bir şey diyor. En güvendiğim oyunculardan biri. Bunlar olabilir. Ben de yaptım bunu. Bunlar normal şeyler. Normal reaksiyonlar. Bu zamana kadar böyle şeyler olmadı ama ben oyuncularımı, oyuncularım beni seviyor. Hizmet etmek istediğimiz çok önemli bir kitle var. Başarılı olmak istiyoruz. Dışarıyı çok dinlemeden kendi işimi doğru yapmak zorundayım. Eleştirilere saygı duyuyorum. Daha önce de umurumda olmuyor demiştim ama yanlış anlaşıldı. Bunları doğru bir şekilde karşılayıp analiz ediyorum. Sokaktaki tepkiler çok önemli. Sosyal medyadaki tepkileri çok önemsemiyorum.
Burası çok zor bir deplasman. Fenerbahçe, güçlü bir takım. Stadyum, taraftar, çok etkileyici bir atmosfer. Burada oynamak kolay değil ama biz de bir planla, her şeyi düşünerek geliyoruz. Son yıllarda iyi bir şekilde devam ediyor burada. Öz güven veriyor kazanmak ama Fenerbahçe’nin gücünü biliyoruz. Buraya gelirken her şeyi düşünüyorsunuz. Rakibimizi iyi tanıyoruz, bu büyük bir avantaj. Oyun planımız vardı. Bunu doğru uygulayan oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum.